Devlet Bahçeli: Türkiye’ye karşı İsrail saldırılarıyla eş zamanlı olarak terör kartı devreye sokuldu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşuyor.

İşte Bahçeli’nin açıklamaları;

3 hilal kutlu ecdadımızın zafer turuyken son 55 yıldır ülkemizin birlik sancağıdır. 3 hilal ülkücü doğup ülkücü ölmek isteyenlerin şeref payesidir. Önümüzdeki kurultayda ‘Ben’ değil biz diyen, kibir ve bencilliği elinin tersiyle iten, ‘Bana kimse dokunmasın’ demek yerine risk alan, orada burada saklanmayı tercih eden değil her türlü saldırılara göğüs geren kim varsa başımın gözümün üstündedir.

Belediye başkan aday listelerimizin ilkini 10 Ocak’ta ikincisini 11 Ocak’ta üçüncüsünü de 15 Ocak’ta paylaştık. Üzerinde çalıştığımız diğer adaylarımızı da peyderpey kamuoyumuza sunacağız.

CHP’de işler iyice sarpa sarmış, aday tespitinde kriz ortaya çıkmıştır. Terör ve bölücülük mağduru milletimizin güçlü iradesi CHP’den hesap soracaktır.

Bizim için 2 önemli dönüm noktası vardır. İlk dönüm noktası 17 Mart’taki büyük kurultayımızdır. Üç hilal 55 yıldır Türk milletinin birlik sancağıdır. 14. olağan büyük kurultayımız yeni yüzyılın şuurunu taşıyacaktır. Davasını omuzlayan, risk alan, saklanmayı tercih eden değil her türlü saldırıya göğüs geren kim varsa başımın gözümün üstündedir, onlarla yolumuz birdir.

31 Mart 2024 tarihinde Türk siyaset tarihinin kilit seçimlerinin yapılacak olması heyecanımızı yoğunlaştırmaktadır.

Cumhur İttifakı olarak bu kutlu hizmete talibiz, tüm imkanlarımızla hazırız. Biz de milli değerler cahilliği değil, Türkiye sevdalığı vardır.

CHP’deki kriz gün yüzüne çıkmıştır

2. siyasi dönüm noktası da 31 Mart seçimleridir. Bugüne kadar 165 adayımızı belirledik. Üzerinde çalıştığımız isimleri de peyderpey kamuoyuna sunacağız. CHP’de işler iyice sarpa sarmış aday tespitindeki kriz gün yüzüne çıktı. İçeriden demlenip dışarıdan yemlenen CHP istikametini hepten şaşırmıştır.

84’ten bu yana terörle mücadelede çok sayıda şehit ve gazi verildi. Terör mağduru milletimizin iradesi demlenmiş CHP’den hesap sormaya yeterlidir. Asker, polis, korucu, şehit ve gazi ailelerimizin sandık gücü bugünkü CHP’nin alacağı oyun çok üstünde olmalıdır. Doğal olan da budur. Şehit tabutu kaldıran milletin farkı ile bölcü oyları ile demlenenler arasındaki fark gün yüzüne çıkmalıdır. CHP’nin yerel yönetimlerden ayıklanması, belediyelerden atılması demokrasi namusudur.

Merkezi yönetimle uyumlu yerel yönetim tezahürü Türkiye Yüzyılı hedeflerine doğrudan hizmettir. Bu kutlu hizmete talibiz. Tüm imkanlarımızla hazırız.

“Su katılmamış soysuzluk”

Geçen hafta bir televizyon kanallarında yayınlanan Türkiye’ye yabancı kesimlerin gözüyle bakan Livaneli, 31 Mart seçimlerinde ya gerici oldular, ya da hareket ordusu kazanacakmış. Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de gerici ordu değil, şanlı Türk ordusu vardır. Livaneli’nin bu tarihi çarpıtmasını gülümseyerek dinleyen İBB Başkanından tek bir itiraz gelmedi. Alın birini vurun ötekine. Çünkü bunlar Türkiye karşıtlığında buluşan yeni yetme yobaz zihniyetlerdir. Millete gerici demek küfürdür. Millete gerici demek Türkiye’ye geriden bakmaktır. Millete gerici demek su katılmamış bir soysuzluktur.

Mevsimlik belediye başkanlığı yapan, her taşın altında çıkan şahsa İstanbullu kardeşlerimin yapacağı Saraçhane’den yollamaktır. Bir daha da İstanbullunun yıllarını çalmaya cesaret etmemelidir. Diğer şehirlerin de makus tarihi Cumhur ile değişecektir.

“İstanbul Muradına kavuşacak”

Vatanımızın her köşesinde milletimiz ile buluşacağız. Yerel yönetimlerdeki ölü toprağını kaldırıp fetret devrine son vereceğiz. 5 yıllık fetret devrine son vereceğiz Emanet ehline teslim edilecek, İstanbul Muradına kavuşacak.

“Skandal ve barbarlık”

AB ve ABD merkezli düşünce akımlarının sorgulanması batı paradigmasını da tartışmaya açmaktadır. İnsanlık buhrandadır. İsmini zikretmekten utandığım utanç adasında reşit olmayan kız çocuklarına karşı muameleleri skandal ve barbarlıktır. Bu karanlık tabloyu medeniyet diye yutturmaya kalkmak aklın inkarıdır. Batı’nın saçtığı virüsler diğer ülkelere de bulaşmakta.

“ABD sözde müttefik ama yapmadığı kötülük kalmamıştır”

ABD ve İngiltere’nin Yemen’e saldırması sadece mazlumların değil insanlık onurunun hiçe sayılmasıdır. En yoksul ülkelere saldırmak, suçsuzlara füzelerle vurmak vandallıktır. ABD’nin gittikçe irtifa kaybettiği açıktır. İsrail ve ABD akıttığı kanların hesabını mutlaka verecektir. Amerikalılar ABD’ye sahip çıkmalı, böyle gelse de böyle gitmeyeceğini görmeliler. Kan dökerek, can alarak varlığını sürdüren bir devlet görülmemiştir tarihte. ABD sözde müttefik ama yapmadığı kötülük kalmamıştır. ABD’yi sorgulamak demek terörü sorgulamak demektir.

Ekonomik krizde karşınıza çıkacak yüz bellidir. Kaosların arkasından yine aynı mihrak çıkacaktır. PKK, YPG sahipleri Brüksel Washington hattındadır. Sabrımızın kalmadığını cümle aleme haykırıyoruz. Türkiye diriliş sürecine geçtikçe ya bir terör saldırısı ya da yaptırım tehdidi sükun etmektedir. 7 Ekim’de başlayan İsrail saldırılarında eş zamanlı olarak Türkiye’ye karşı terör kartı hayata sokulmuştur.

“PKK en çok Kürt kardeşlerimizin kanını döktü”

Terör örgütleri kullanılan stratejik senaryoların kirli yüzüdür. PKK bir sonuç değil vasıtadır. Amaç değil araçtır. Her devletin kullandığı uluslar üstü pazarlık aracı olarak şiddete başvurduğu ortadadır. Teröristlerin imhası en üst seviyede sürdürülmüş, çok sayıda şehit verilmiştir.

Kürt kökenli kardeşlerimin terör örgütleri ile bağı olmamış bilakis terör örgütü en çok Kürt kardeşlerimizin kanını dökmüştür.

Ayrıntılar geliyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x